12 Mayıs, 2012

ilk kez "anne"yim

beni anne yapan, senin varlığın...
"her bebek doğduğunda bir anne doğarmış." 
sen doğduğunda ben bunu öğrendim. seninle birlikte yeniden yaşamaya başladım. yeniden ve her dakika yenilenerek hem de... senin için herşey ne kadar yeni ve ilkse benim için de öyleydi. seninleyken başıma gelebileceğini öngördüğüm herşeye, kendimi güya önceden hazırlamıştım ama seni görünce hepsini unuttum. seninle sıfırdan ve yeniden başladım... 

çok seviyorum ben seni. pamuk şekeri tenine bir kez dokunup, seni bir kez öpersem ve gülüşüne bir yakalanırsam tüm yorgunluğum gidiyor üzerimden.
her geçen günün ardından; hem gelecek olan yeni günü merak ediyorum, hem anı yakalamaya çalışıyorum hem de bir öncesini hafızama kazımaya uğraşıyorum. ama bu böyle olmaz, biliyorum... biliyorum ki sana hiç doyamayacağım. çok fena farkındayım; o mis kokan saçların, yumuşacık tenin, anlamlı gülüşün, dokunuşların yerini hiçbirşey dolduramayacak.
minik kuzum, sen hep iyi ol, hep mutlu ve sağlıklı ol.
sen de zamanla farkedeceksin ve öğreneceksin ki; beni anne yapan senin varlığın. seni çok seviyorum ve hayatımın bu ilk anneler gününde "sağlıklı ve huzurlu bir insan yetiştirebilme yeteneği"nden başka hiçbirşey istemiyorum.
hep sihirli gülüşünle dokun kalbime :)

07 Mayıs, 2012

demir adama demir takviyesi

bebeklerde demir damlası kullanmaya 4. ayda başlıyormuşuz, 4. ay kontrolümüzde sağlık ocağında hemşireler tarafından elimize tutuşturulan "ferro sanol"den bunu anladık :)
tabii jr. damlaya başladı ben de araştırmaya.
kilogram başına bir damla olarak ölçülendirilmiş verilecek olan miktar. kilomuz 6680 gr olduğundan hergün 7'şer damla verdik. verdik ama ilk günler ne olduğunu anlamadan kaşıktaki şurubu yutan, sonra da suratını buruşturan jr, sonraları kaşığı görüp kokuyu alınca çeneyi kapatmaya ve şurubu reddetmeye başladı. zor bela ağzına değdirdiğimizde ise öğürüyordu. üstüne üstlük sağa sola dökülen demir damlalarının oluşturduğu lekeler hiçbir şekilde temizlenmiyor, değdiği her yerde her yerde pas lekelerimiz oluştu :) bu süre 10 gün sürdü.
kullandığımız demir damlası "ferro sanol" +2 değerlikli demir içeriyor. +2 değerlikli demirin tadı çok kötü oluyormuş meğer, "tadı damağımıza uygun bir demir damlası?" diye google amcaya sorunca sonuç ekranına hemen tadı daha güzel olan, +3 değerlikli bir demir damlası "ferrum fort" geldi. yeteri kadar araştırma yapmadan "tadı daha güzel" yorumunu beğenip aile hekimimizi aradım. kullanabilirsiniz dedi. eh o da demir bu da demir sonuçta. yalnızca +3 değerlikli demirin bir damlası +2 değerlikli olanın 2.5 katı ağırlığında olduğundan ölçüde bir değişiklik olacaktı, hepsi bu.
akşamına babamız alıp geldi. ancak geldiğiyle kaldı çünkü içindekiler kısmında hem "methylparaben" hem de "propylparaben"in adı geçiyordu. bu meşhur ikili; ilaç ve kozmetik sanayiinde kullanılan ve büyük ihtimal kansorejen etkileri olan koruyucular. elbette bunları içeren bir zehir olan "ferrum fort"u sırf tadı güzel diye jr.a veremezdik, vermedik.
neticede jr. 4.5 aylık oldu. anne sütü ile birlikte demiri verirken, iki öğün arasında veriyorduk, sebebi belli; kalsiyum demir bağlamayı engelliyor. demir emilimini arttırmak için c vitamini ile almak daha uygun. yani meyve suları ile verilebilir. bu durumda anne ve baba olarak verdik kararı. jr.ın 6 aylık olup ek besinlere başlamasını bekleyeceğiz.o zaman meyve suyunun içine karıştırıp verebileceğiz ve ne jr sıkıntı çekecek ne de biz :) 
üstelik demir takviyesi yapılması gereken bebekler için şöyle bir tablo çizilmiş; anne, gebeliğinde kansızlık yaşadıysa, bebek yeteri kadar emmiyorsa ve annede emzirme döneminde kansızlık varsa... şahsım adına gebeliğimde 9a düşen hemoglobinimi bir diyetisyen edasıyla bir ay gibi kısa bir sürede 14e çıkarmayı başardığımdan ve jr çeneye kuvvet emdiğinden 1.5 ay daha demir damlası yutmazsa bişey olmaz diye düşünüyorum. yalnız bu durumu yakın çevremizle paylaşınca bir vicdan meselesi haline gelip, ruhumu rahatsız edecektir eminim buna. çünkü annelik denen şey, bir bütün olarak vicdan üzerine kurulu.  her kafadan bir ses çıkacak ve felaket senaryoları da türeyecektir. sonra gel de rahat uykular uyu :)) ancak yurtdışında bebeklere demir takviyesi yapılmadığını, ek besinlere geçtiğinde de beslenme planı ile takviye yapıldığını öğrendim arkadaşlarımdan. bu durumda da diyorum ki; hele jr bir başlasın sebzelere, meyvelere; o zaman demirin alasını yüklerim ben demir adamıma.
sonuçta; kafamızı kurcalayan pek çok şey oldu tabii bu demir ilacının gerekliliğini araştırırken. kan tahlili yapılmadan verilen bu demir yüklemesinin sonuçlarını merak ediyoruz. demir eksikliğinde olduğu gibi demir  fazlalığının da sakıncalı sonuçlar doğurabileceğini okudum ben pek çok yayında. 11 puan IQ düşüklüğü, görsel hafıza kaybı vesaire gibi ciddi sonuçlar hem de... anne sütü almaya devam eden jr için demir damlası macerası, 6. ay itibariyle yeniden hayatındaki yerini alacak ancak şimdilik rafa kaldırdık... 
her anne ve babanın bebekle ilgili her konuda bilinçli olması gerektiğini düşünüyorum. doktorlar bir rutine, bir prosedüre bağlı kalarak hareket ediyorlar çoğu zaman, bir istatistik verisi ile verilen demir damlaları gibi mesela. bebeğimizin buna ihtiyacı var mı bilmiyoruz, kan testi yapılmadan da bilemeyiz ama biz kendi adımıza, bu rutinin parçası olmak istemiyoruz. sonuçta da bekleyeceğimiz şunun şurasında 1.5 ay... hadi bakalım :)

ps: nasıl bir pas kokusuysa; demir damlasını bıraktıktan 3 gün sonra bile jr hala demir kokuyordu :D