02 Ağustos, 2012

büyümek ciddi iştir

Jr. geçtiğimiz cumartesi gününden beri de ciddi ciddi emekliyor. önce kollar ve bacaklar açık karnının üzerine bir pozisyon alıyor, ardından dizleri ya birer birer ya da ikisi birlikte hoop karnına doğru çekiyor ve elleriyle yükselttiği gövdeyi ilerletmeye başlıyor. bayılıyorum bu haline. her haline bayılıyorum ayrıca.

 

büyümek ciddi iş gerçekten. Jr. büyürken ve ben bu büyümeyi izlerken, her öğrendiğini büyük bir ciddiyetle yapışından çok etkileniyorum.


  
yemek yerken kaşığını tutup ağzına götürmesi... suluğundan su içerken kendinden geçmesi... elleriyle yüksek bir yere tutununca önce dizlerinin sonra ayaklarının üzerinde yükselmesi... emeklemesi... emeklerken ya da yatarken birden oturmaya karar vermesi ve oturması...2 kavanoz kapağını birbirine vurup çıkardığı sesi hayranlıkla dinlemesi...
 

küçük olanı büyük olanın içine yerleştirirken yüzünün aldığı ciddi ifade... kedilere, kuşlara, köpeklere, çiçeklere merak halinde ciddi ciddi uzun uzun bakması... mama sandalyesinden almak için kucakladığımız anda banyo kapısına doğru bakıp heyecandan kıkır kıkır olması... suya kendini bırakması...  güzel güzel, uzun uzun uyuması... burnuyla boynuma sokulması... minik elleriyle sımsıkı sarılması... kendi kendine oyunlar oynaması... taklit edebilmesi... aşı olurken, kan verirken uzun uzun ağlamaması... 
doğduğunda değil uyumayı, emmeyi bile bilmeyen, ellerini ayaklarını tanımayan bir küçük adam için bunlar gerçekten ciddi işler. kendini ifade edebildiği, büyüdüğünü bize gösterebildiği çok büyük adımlar bunlar.

 


sonuç olarak jr. ciddi ciddi büyüyor ve büyümek nasıl ciddi bir iştir bize her adımında yeniden gösteriyor. "bunlar daha ne ki" diyor bize çıkan dişlerinin acısıyla ıhlaya ıhlaya uyurken... elleriyle kulaklarını çekiştirip o acıya rağmen aradan gülümsemeye çalışırken. büyümüş de küçülmüş sanki.

ona hayranlık duymamak elde değil. büyümesini, zaferlerini, becerilerini görmezden gelmek saygısızlık olur. küçücük bedeniyle öyle büyük işler beceriyor ki, ben ciddi ciddi duygusala bağlıyorum bu aralar. zamanı tutamıyorum. uyurken bile özlüyorum...

nihayetinde sormadan duramıyorum; "oğlum, ne acelen var?" annen olarak bu kadar hızlı büyümeni hiç tasvip etmiyorum haberin olsun :D

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder