05 Ekim, 2012

bu evde bir gurme var

Jr. ilk 6 ay sadece anne sütü aldı.
6. ay bittiğinde tadımlık ek gıdaya başladık.
7. ay bittiğinde kahvaltı, 8 bittiğinde et, tavuk, balık ve nihayet 9 bittiğinde de kurubaklagiller eklendi listemize.
her zaman doyacak kadar yemedi, yemediğinde zorlamadım, üzülmedim.
neden diyeceksiniz, anne sütü hala top listte 1 numara da ondan.
yettiğini, doyurduğunu, kalitesini artık cümle alem biliyor. daha değerlisi yok. bağışıklığa karşı 1 numara. yerini ne et tutabilir ne süt ne de reyon reyon dizilen kutulanan mamalar.
ilk mama sandalyemiz bir akrabamızdan geldi, 2 çocuk büyütmüş, emektar... arkaya doğru yaslanabiliyordu ve Jr. yemek yemese bile 4.5 aydan sonra bu sandalye üzerinde masada hep bize eşlik etti.
6. ayda öğünlerimizde hep yanımızdaydı ve ona uygun olabilecek türden başlangıçlarla bize eşlik ediyordu. minik minik haşlanmış sebzeleri masasına bırakıp keyfini izliyorduk. eliyle alıp incelemesi, gözünün içine kadar yaklaştırması, dilini değdirip suratını buruşturması derken hooop ağzına atması falan :) çok eğlenceli. bir o kadar faydalı. kendine olan güvenin temeli bu atılan.
tüm bunları yaparken, onu yemekle yalnız bırakmanın da faydalarından haberdar olunca ona kolay yıkanabilen, pratik bir mama sandalyesi aldık. bildiniz, ikea mama sandalyesi.
şimdi altına koccamannn bir örtü seriyoruz, sandalyede Jr. mamalarıyla keyf ederken kire, dağınıklığa hiç aldırış etmiyoruz. doyacak kadar yemiyor evet, ama keşfediyor. önemli olan da bu zaten. tada, dokulara alışması, onları hafızaya alması. hala anne sütü aldığı için doyup doymaması bu yediklerinden yeterli olanı alıp almadığı çok önemli değil. neticede henüz 9.5 aylık bir bebekten sözediyoruz ve gelişimi gayet iyi. kilo alımı, boyu posu... ortalama.
o yüzden bu minik gurmenin önünde saygıyla eğiliyor ve eğlencesini keyifle izliyoruz :) bebeklerin yemekleriyle oynamasına izin vermek gelişimleri açısından çok önemli. ileride kendi kendine beslenebilen, elinizde tabakla arkasından koşmayacağınız çocuklar için bugünlerde biraz dağınıklığa, kirliliğe izin vermekte fayda var. daha önce burda sözettiğim kitabı da ek gıdaya geçişin başlarında okumuş olduğum için ben de Jr. da çok şanslıyız sanırım. bu kitap her çocuklu evde bulunmalı, anneler, babalar mutlaka okumalı.
çorbalarını ben içiriyorum, genelde 10 çorba kaşığına denk gelen ölçüdeki çorbaları bitirebiliyor. yoğurdunu da ben yediriyorum. ama elinde haşlanmış sebze parçaları, makarnalar, et parçaları, tavuk ve balık parçaları ile meşgulken benim beslediğimden daha çok eğlendiği kesin...
eğlenerek öğrensin, kendine güvensin, mutlu ve dengeli bir çocuk olsun... tüm gayemiz bu bizim. o yüzden eline çatalı, kaşığı verip, onu mamasıyla başbaşa bırakmak gerçekten çok önemli. 
eee bir gurme kolay yetişmiyor :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder