19 Nisan, 2013

gurme bebek hareketi

şu kısacık filmde, başrol oynadık kendimizce :)
buyrun hep birlikte izleyelim; işte karşınızda o meşhur gurme bebek hareketi.

Gurme Bebek Hareketi

10 Nisan, 2013

bugün günlerden oyun

sabahın kör ışıklarıyla uyandık uykumuzdan. neşeli şarkılarla, şakıya şakıya kahvaltımızı yaptık, çayımızı içtik, arabalarımızla ve topumuzla oynadık. bu arada ben Jr.ın bayıldığı krakerlerden yaptım, fırınladım. piştiler ve yemeye hazır oldular :) ev mis koktu... derken 9:15 itibariyle Jr. gözlerini ovuşturup esnemeye başladı ve hoop kucaktaki yerini aldı. kahvaltı sonrası keyfiyle bir güzel uyudu.
onu yatağına bıraktım, fırından krakerleri aldım. çayımı ısıttım ve bilgisayarımı açtım. bakalım bu çayı bugün sıcak içebilecek miyim :D

bugün bizim oyun günümüz. Jr. uykusundan uyanınca, oyun grubu arkadaşlarımızla buluşacağız. kocaman oldular oynarken. aylar, sular seller gibi geçti. bu oyunlara başladığımızda 10 aylıktılar, başlangıcımızı burda yazmıştım uzun uzun. şimdi 15.5 oldular. her hafta buluştuk. hastalık gibi önümüzü kesecek ciddi engeller olmadıkça her hafta oynadık beraber. birbirlerini tanıdılar. yeni yeni oyunlar yapmaya başladılar.
onları öyle gördükçe acayip keyifleniyorum. biri benim canım oğlum evet ama diğerleri de o kadar hayatımın içindeler ve büyümelerine o kadar şahidim ki, onları oğlumdan ayıramıyorum. beraber büyüyorlar. gelişimleri sıralı, gözlemleyebiliyoruz. bu bebeklerin anneleri olarak biz, çok şanslıyız. bazı sıkıntılı durumların hepsinde eş zamanlı olabildiğini görüp, "ohh" çekebiliyoruz, "demek ki sorun yokmuş" diyoruz. ya da olumlu gelişmeler ardı ardına birbirini takip ettiğinde gururlanıyoruz. hem de hepsi adına. 
galiba, onlar oynuyor ve büyüyorken bizi de büyütüyorlar. böyle daha bir anne oluyoruz. başetmemiz gerekenleri görüyoruz, davranış kontrolü sağlıyoruz kendi içimizde. bu oyun grupları onlar kadar bize de faydalı. net. başka birşey diyemiyorum :)
herkese bol güneşli, neşeli günler diliyorum.
sevgiyle

09 Nisan, 2013

gece beslenmesini nasıl bıraktık

Jr. yaşamının ilk 6 ayında doya doya anne sütü aldı. ama biz, başından beri bunu bir öğün alışkanlığında yaptık. yani emzirme aralıklarına dikkat ettik ki bu bir atıştırma mantığına dönüşmesin. bir dahaki emzirme seansına kadar memenin orda olmayacağını bilsin ve karnını sıkı sıkı doyursun diye düşündük hep ve öyle de oldu. her emzirme öğününde doyasıya emdi ve bir sonraki öğüne kadar atıştırmayı gerektirecek bir durumun oluşmasına izin verilmedi. peki nedir atıştırma diye sözünü ettiğim şey? bebek ağlar, anne memeyi açar ve bebek emer. her durumda, her fırsatta, her ağlamada bu yapılıyorsa bebek susturulmaya yönelik davranış geliştiriliyordur ve bebek, bunların çoğunda doyacak kadar beslenmez. iki fırt çeker ve uzaklaşır memeden.
doktorum en başında söylemişti bana, her ağlamaya meme veya emzik uzatma sakın diye. çünkü ağlamalar çeşit çeşit, herbirinde acıkmış olması anormal olurdu sanırım :)
bu şekilde yaşamın ilk günlerinde 2 saat aralı beslenen Jr. daha sonraları 3 saatte, ilerleyen zamanda 4 saatte bir meme ile buluştu ve karnını doyurdu. 6. ay bitip de ek gıdaya geçtiğimizde de önce ek gıdasının tadına baktı, kapanışı anne sütü ile yaptı ve 6. ay itibari ile gece beslenmesinin sayısını uykuya dalarken 1 ve uyku içinde 2 adet olmak üzere 3 seans ile sınırladım. böylece 20:30da emerek uyuyan Jr. 23:30 ve 3:30 gibi yeniden besleniyordu ve sabah kahvaltısının sonuna kadar anne sütü almıyordu. bir çeşit düzen kurmuştuk ve tıkır tıkır işliyordu. bu süreçte Jr. geceleri her uyandığında meme gelmeyeceğini biliyordu. emzikli bir dönemdeydi ve emziğini verip, pışpışlayıp, sırtını sıvazlayıp bir şekilde uyutuyorduk. 10. ay civarında bir gece, Jr. 3:30da emmek istemedi. bunu bir işaret algılayan ben, sonraki gecelerde de o saatte emzirmedim. uyandığındaysa bildiği
miz uyutma yöntemleriyle uykuya dalmasını sağladım. süper gidiyorduk ama hala 20:30da emip uyuduktan sonra 23:30da canhıraş bir şekilde uyanıp emmek istiyordu.23:30 defterini de 13 aylıkken kapattık. ona da bir gece Jr. o saatte uyanmayınca ben karar verdim ve ertesi gecelerde uyandığında su vererek sakinleştirip uyutmayı seçtim. 10 puanlık bir performsansla Jr. bunun da üstesinden geldi.

şimdi ben bu satırları yazıyorum ya, yaşamayan birinin bunları anlaması gerçekten zor ve bazı bebekler anneye, memeye o kadar düşkün ki, Jr. bu konuda onlara iyi bir örnek olmayabilir.
eğer çalışan bir anne olsaydım, geceleri emzirmeyi bu kararlılıkla bırakır mıydım, bunu cevaplaması çok zor. benim şansım gündüzleri de emzirebiliyorum, çalışmıyorum, evdeyim... o sebeple bu yazıyı, kılavuz bir yazı olmasından ziyade, bizim kendi tarihimize bir not olsun diye yazmış olduğumu belirtip noktalamak istiyorum. annelere ve bebeklere her zaman, her türlü kararda ve uygulamada kolaylık diliyorum :)
sevgiler...

uyuyoruz, büyüyoruz Vol.Son

bu konuyla ilgili tekrar yazmam umarım :)
en son 17 Ocak'ta yazmışım uykularımız hakkında, üzerinden epeyce geçmiş ve bu geçilen zorlu yolların ardından son zamanların en güzel gelişmesi olarak; Jr. artık mışıl mışıl uyuyor.
15. ayı bitirdiğimiz, emzikle vedalaştığımız günlere denk geldi sanırım bu uzun uykular.
gerçi bizim uykumuz ara ara verilen arızalar dışında başından beri güzeldi, en iyi ihtimalle 2 kere falan bölünürdü ama bazı geceler vardı ki sabaha kadar nöbette kaldığımızı biliyorum. bu cümleyi neresinden toparlarsanız ordan toparlayın bakalım :D ben yardımcı olayım, o sabaha kadar nöbette kaldığımız geceler diş çıkarmalara, büyüme ataklarına, nazlara, gazlara falan bağlandığımız gecelerdi yüksek ihtimalle, insan birşeye bağlamazsa sıyıracak gibi oluyor çünkü. 
ama işte bitti. nasıl olduğu, neye bağlandığını, benim mi becerdiğimi, Jr.ın mı artık uyumaya karar verdiğini tam bilmiyorum ama bu yazıyı noktaladığım anda, etrafımızı saracak alçak basınç etkili nazar atmosferi sebebiyle fabrika ayarlarımıza da dönebiliriz, onu da tam kestiremiyorum. neticede, konu bebekse, yazılmış tüm iyi beslenme ve güzel uyku masallarının, etrafca duyulur duyulmaz tersine döndüğü gerçeğiyle yaşıyorum :)) burda şöyle kocaman bir mavi boncuk takıp bir de kocaman bir "nazar değmesin" diyeyim de adet yerini bulsun madem.
evet özet şu; oğlum emzikle vedalaştığı günlerin ardından uzun uykular uyumaya başladı. gece beslenmesi diye birşey 6 aydır yok zaten hayatımızda. güzel uykuların ardında, "doğal ebeveynlik" çatısı altında, yayla boyutundaki yatağımızda aile boyu uyumamızın da etkisi vardır elbet. 
baştan da söyledim, etkinin ne olduğunu, bunu neyin tetiklediğini tam bilmiyorum, size kafamdan geçen olabilitesi yüksek her kalemi yazmaya çalıştım ama öyle yada böyle uzun uzun uykulara hasret kalmıştık. şimdi tadını çıkarıyoruz ve diyoruz ki;
elemtere fiş, kem gözlere şiş.