19 Temmuz, 2013

herşeyin bir sonu...

ne zamandır yazacağım, fırsat bulamadım.
bütün anne bloglarının vazgeçilmezlerinden olan, uyku, yemek, emzik, meme konulu yazılardan eksik kalmayalım ve bunu da yazalım istiyorum. ne de olsa, zamanında Jr. ın varlığı ile birlikte burası bir anne boguna dönüştü bile değil mi?


konumuz, anne sütüne veda... nasıl bıraktık, neden bıraktık, zorlandık mı?
başlıyoruz :)

unutmadan söylemem gerekiyor ki; en başından beri eğer birgün memeyi bırakacaksak, çocuğumu korkutmayacaktım, kandırmayacaktım ve öyle de yaptım. yani anne sütünden kesme sürecinde, memelere bant yapıştırma, sirke veya salça sürme gibi, eskiden kalma ve zar zor oluşan temel güven duygusunun ayarını bozacak herhangi bir hamleye kesinlikle yer vermemek gerekiyor. bu birinci kural.



ikincisi ise, bu işi zamana yaymak gerektiği... bebeğiniz kaç öğün ve ne kadar süreyle anne sütü alıyorsa, öğün atlamadan, süre azaltarak başlamak ve zamanla süresini azalttığınız öğünü bırakıp diğerine geçmek ve öyle devam etmek gerekiyor. bu şekilde basamak basamak bırakılan anne sütü, bebekte huzursuzluğa yol açmıyor.

üçüncüsü, eğer bebeğiniz için emmek uykuya dalmakla ilişkiliyse, uykuya geçiş için yeni bir rutin oluşturmanız gerekiyor. anne sütünün yerini alabilecek ve uykuyu çağrıştıracak yeni bir rutin, belki bir uyku arkadaşı... eğer kullanıyorsanız emzik...



biz basamak basamak bu işi 1 haftada başardık.
Jr. günde 2 öğün anne sütü alıyordu. biri öğle uykusu öncesi, biri gece uykusu öncesi. yani bizim için emmek, uykuya geçiş için bir araçtı son zamanlarda.

yukarıda anlattığım sırayla, önce öğle öğününün süresini kısalttık, sonra onu ortadan kaldırdık. daha sonra aynı işlemi gece öğününe yaptık ve derken onunla da vedalaştık.
bu geçiş sürecinde, bir rutin oluşturabilmek adına, her uykudan önce ben Jr.a süt verdim. bildiğimiz inek sütü. aslında doktorumuz bunu önermiyor, diş çürükleri ve sindirim zorluğu sebebiyle... yoğurt, peytnir olabilir demişti biz konuyu konuşurken ama ben biraz tembel davrandım sanırım. bu alışkanlığı da değiştirmemiz lazım. ona da bir ara vakit ayıracağım  :) 


sonuçta, rutinmiz şu şekilde gelişti;

* "hadi Jr. sütünü iç, uyuyacağız" cümlesi ile açılış

* odaya geçip bez değiştirme, pijama giyme (bunları yaparken hep konuşluyoruz tabii; pijamamızı    giyelim, bezimizi değiştirelim... gibi)
* yağmur, beyaz gürültü vesaire gibi doğal bir ses eşliğinde yatağa uzanıp uyuklamaya geçiş
* ve uyku :)

evet, yeni bebek haberiyle birlikte, Jr. tam da 18 aylıkken, bizim anne sütüne vedamız böyle oldu.
ilk gün çok ağladı.
sonra ağlamadı. zamanla da unuttu. bu da hayatımızın güzel dönemlerinden, unutulmaz anılarından olarak hatıralarımız arasına yerleşti.
dilerim, bu ipuçları başka annelerin de işine yarar.
sevgiler.

15 Temmuz, 2013

bebek yatağına veda


Jr. doğumdan sonra 10 aylık oluncaya kadar; benim, yatakodasındaki başucumda duran, 70*140 ölçülerinde, parmaklıklı bir bebek karyolasında uyudu. gündüz uykularında bulunduğum odada uyutabilmek ve de mobil olsun, gezerken yanımızda taşıyalım, heryerde bir yatağı olsun diye düşünerek bir de park yatak almıştık ama zaman içinde oyun alanı halini aldı ve Jr. asla park yatağında uyumadı.
10. aydan sonra da, bebek karyolası benim başucumdan ayrılıp, onun kendi odasına transfer oldu ve Jr. uykuların bir kısmını kendi odasında bu yatakta, büyük kısmını da babasıyla benim aramda sereserpe olacak şekilde uyudu. aslında tam olarak uyudu diyemeyiz. şöyle ki;
eğer Jr. o gün uykuya kendi odasında başlamışsa, uykunun ilk partı nispeten uzun sürüyordu. ama uyanınca kolayca devam etsin diyerek yanımıza aldığımızda sağa sola dönmeler bir türlü son bulmuyordu. onun bu şekilde dönmeleri, benim uykusuz kalmam demekti :/ 
ikinci durumda ise; yani baştan itibaren uykuya bizimle başlıyorsa; uyuduğu saat itibariyle saat başı uyanıyordu. tam olarak uyanmak değil ama beni uyandırıyor ya ona bakalım :) saat başı uyanan bir bebeğin annesinin uyuması yarım saatte birdir bizim evde. zira onu uyut, açılan uykunu toparla, dön yeniden uyu falan... bir çeşit işkence yani.
üçüncü durum; uykuya bizim yanımzıda geçiyor ve ilk uyanmada kendi odasına sepetleniyorsa, bu uykunun ikinci partı gayet uzun ve dinlendirici oluyordu. hem benim açımdan, hem de Jr. açısından.
yani özetle, bilinen tüm doğruların aksine, bizim küçük sevgilimiz artık bizimle değil kendi odasında uyumak istiyordu. 
bebek karyolasında da son dönemde, gündüz uykularından uyandığında gözlemlediğim, parmaklıklara tırmanmaya çalışma operasyonları ve gece uykularını bölen fır dönmeler sonucunda sağa sola çarpmalar uyku kalitesini düşürüyor ve güvenliğini riske atıyordu. 
bu yatak konusuyla ilgili gerek nurturia'da, gerekse başka anne-bebek sitelerinde okuyup  öğrendiklerimden hareketle biz de yeni bir yatak arayışına girdik. en sonunda dün geceki mışıl, güzel, dinlendirici uykumuzu borçlu olduğumuz bu yatağı aldık İkea'dan. 
Jr. da biz de mutluyuz. 
ben her ihtimale karşılık dün gece yatağın etrafına yorganlar, yastıklar dizdim ama çok şükür bir vukuatımız olmadı. netice itibariyle bizim ufaklık, 19. ayın şerefine yeni yatağında, rahat, derin, mışıl ve güzel uykular uyuyacak gibi duruyor. kendi odasında, kendi inip çıkabildiği bir yatakta uyuyan ufaklığın, uyanır uyanmaz size verebileceği en güzel sabah sürprizi; "anneee" diyerek günaydına koşması...
bizden haberler bunlar.
herkese mışıl uykular, keyifli ve bol oyunlu büyümeler diliyoruz :) sevgiler...

01 Temmuz, 2013

kalbimde yeni bir oda


her çocukla, annenin kalbinde bir yeni oda açılırmış. diğeri küçülmeden, azalmadan hem de... her annenin kalbinde sonsuz odaya yer varmış... doğumgünüme günler kala öğrendim ki; meğer benim de kalbimde yeni bir oda açılmış. yani yine içim kıpır kıpır, yine pek heyecanlıyım... bir o kadar kaygılı elbette ama eminim zaman herşeyin üstesinden gelmemize yardım edecek, her zaman olduğu gibi.
sevgiyle, sağlıkla, mutlulukla gelsin inşallah kalbimin yeni sahibi. beni çocuklarımla mutlu etsin hayat hep... sağlık, huzur eksik olmasın onların hayatlarından hiç.


bu müjde de bana doğum günü hediyesi, size sürpriz olsun ey ahali :) 
siz yer açın kalbinizde; 2 numara geliyor...