04 Kasım, 2013

artık okullu olduk

Jr. geçtiğimiz ayın 22sinde 22 aylık oldu ve 28inde de yarım gün gidip gelmek koşuluyla yuvaya başladı. tabii ki bu durum, yeni gelen kardeşe psikolojik olarak hazırlanmanın bir evresi... yoksa normal şartlar altında 24 ayı doldurmadan onu yuvaya göndermezdim. neyse ki, şartların bizi getirdiği bu noktada, Jr. ve ben bu süreci zorlanmadan atlatıyoruz şimdilik.
bu aşamaya nasıl geldik, size biraz ondan söz etmek istiyorum.
uzun zamandır buraya iki kelime de olsa yazamadığım için beni mazur görün, karnımdaki 2Nr. tam 6 aylık oldu ve Jr.ın "terrible two" süreci de bizi biraz zorluyor. oysa sürekli fırsat gözledim. kısmet bugüneymiş :) elbette şu saatler benim minik oğlumun yuvada olduğu saatler ve ben o sebeple size bu satırları yazabiliyorum. yoksa bu ara hayat beni gerçekten zorluyor...

gelelim sadede;

Jr. yuvaya başlamadan önce; tüm tatillerimizi yaptık, evden ayrı ve düzen dışında gerçekleşebilecek tüm durumları gerçekleştirdik ve kışı evimizde karşılamaya hazır hale geldik. neticede bu noktadan sonra onun düzenini bozacak herhangi bir yatılı gezi, durum değişikliği vesaire olmasın diye biraz özen gösterdik. yuvaya başlayacağı günlerde hayatında önemli değişiklikler olmamasına dikkat ettik ve ortada hastalık falan yokken start aldık. start almadan önceki 2 ay boyunca bazen haftada, bazen de 10 günde bir olacak şekilde yuvayı ziyaret ettik. öğretmenimizle birlikte vakit geçirmeye çalıştık. bu aşama önemliydi, çünkü Jr. tam anlamıyla yuvaya kayıtlandığında, en azından öğretmenine aşina olduğu için bir kolay adım daha atmış olduk.

bir başka önemli mesele de, oğlumun öğünlerini ve uyuma saatlerini, 2 ay öncesinden başlayarak yuva düzenine uydurdum. bu ön hazırlık sayesinde de, oğlum yuvada, zamanından önce acıkmıyor, ilgisiz saatlerde uykusu gelip arıza çıkarmıyor. bu da bizim için kolaylık sağlayan başka bir hazırlık aşaması.
en etkili aşama da, sanırım bu konu hakkında onunla sürekli konuşmak oldu. zamanı gelip de yuvanın kapısını çaldığımızda Jr. soğuk duş alıyormuş gibi davranmadı. devam eden bu süreçte de, sürekli yuva hakkında olumlu konuşarak durumu pekiştiriyoruz. Jr.ın orda ne kadar mutlu olduğundan, öğretmenini ve arkadaşlarını ne kadar sevdiğinden, orda ne kadar eğlendiğinden ve oranın Jr.a çok iyi geldiğinden söz ederek sanırım onun için iyi şeyler yapıyoruz...


özetle, geçen hafta; 28 ve 30 ekimde ben Jr. ile birlikteydim. her ağlamasında yanındaydım, ona sarıldım. orda olduğumu gösterdim. ilk gün neredeyse 4 saat içinde 4-5 kez yanıma gelen veletyus, ikinci gün sadece 11:15te, o da; karnı acıkıp, uykusu geldiğinden mızırdanınca yanında oldum. aslında "anne" diye ağlamadı ama yine de yatıştırma görevimi usulunce yapmaya çalıştım :)
31 Ekim ve 1 Kasımda ise, küçük oğlumu yuvaya bırakıp, onunla vedalaşıp, güzelce oynamasını, öğretmenini dinlemesini ve benim, onu öğle yemeğinden sonra gelip alacağımı söylerek yanından ayrıldım. ona söz verdiğim şekilde de gidip öğle yemeklerinden sonra onu aldım. sıkıntı yaşamadık, ağlamadı. beni görünce sevinse de yuvadan da pek ayrılmak istemedi. neticede, haftasonu ona uzun gelmiş olmalı ki, bu sabah uyanınca, giyindikten hemen sonra "okula gitcem" diyerek kapıya doğru ilerledi :) sanırım doğru yoldayız...
netice itibariyle biz artık okullu olduk... yıldızlar topluyoruz, her sabah Atatürk'e "günaydın" demeye okula gidiyoruz. orda arkadaşlarımızla ve oyuncaklarla oynuyor, yemeğimizi yiyor ve anneyi bekliyoruz. öğretmenimizi çok seviyor, ona güveniyoruz :)
bu yazıda eklediğim hazırlık aşamaları umarım bizimle aynı yola çıkanlarınyada yuvaya başlayacak olanların da işine yarar.
bizden size sevgiler çok :)



2 yorum:

  1. ne mutlu size... hangi yuvaya gittiğinizi bizimle de paylaşırmısınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tabiiki, sudoku ingiliz kültür anaokuluna gidiyoruz :)

      Sil