24 Şubat, 2014

küçük kız kardeş

bugüne kadar herşey yolunda gitti.
bazı akşamlar bir takım krizler yaşadıysak da, 20 günü devirdiğimiz bugün itibariyle, aslında genel olarak herşey yolunda gitti. evet ben çok yoruldum, evet uykusuz kaldım, evet sinirlerim biraz hırpalandı ama bu kısır döngünün de elbet bir sonu olacak diye düşünerek kendimi dipsiz kuyulardan kurtarmayı başardım.



bugün 2 Nr. tam 20 günlük oldu. Küçük oğlum, ilk göz ağrım ise dünden bir önceki gün 26. ayını bitirdi. zaman nasıl da hızlı geçmiş diye düşünmeye vakit olmuyor belki ama Jr.ın üzerinde eskimeye fırsat bile bulamayan tulumlar, zıbınlar minik kızın üzerindeki yerini alınca canlı olarak izleyebiliyoruz; zamanın nasıl da hızlı geçtiğini...

biz 3 kişilik hayatımızı bir düzene oturttuk gidiyoruz çok şükür şimdilik, size de bir 20. gün hatırası olsun diye bunu yazdım buraya :)






çünkü bizim buralar bu ara çok şenlikli... kısa kısa;

* babamızı çok özledik,
* bu kız kardeşi, annemin memesinde ne buluyor da öyle bi saat yapışıp kalıyor acaba?
* annecim, o da bundan yesin.
* ben yapicam
* yemiycemm
* ben bi uçaya binip gelicem


* ben işe gidiyorum
* anne sen işe gitme
* beni kucayına al
* anne bak, çok kaka yapmış
* annecim, meme istiyor galiba
* ben büyüten süt istiyorum
* "anne, baba, olgu, imge"'nin arabası
* annecim, küçücük :)





sizi seviyoruz efenim, sevgiyle ve sağlıkla kalın ... bizim için dua edin, iyi şeyler dileyin :D





18 Şubat, 2014

çekirdek aile



05.02.14 itibariyle Nr.2 aramıza katıldı ve biz artık 4 kişilik çekirdek bir aile olduk :)
size yazamadım, paylaşamadım... araya zaman girdi, bu zaman zarfında hayat çok koşturmacalı ve hareketli geçti.. 

doğum, oğlumda olduğu gibi yine epidural sezeryan ile gerçekleşti. minik kızım dünyaya gözünü açtığında 3070 gramdı. doğar doğmaz vücudu çok kırmızı olduğundan kan şekeri takip edildi. sürekli topuktan kan verdik, minicik ayaklar delik deşik oldu. kanda hematokrit miktarı fazla çıkıyordu ve bunun sonucu olarak kan şekeri düşüyor, sarılık yükseliyordu. zaten rh uyumsuzluğuna bağlı olarak sarılık yükselecekti ama bir de bu faktör vardı maalesef. doğumun ertesi günü, şeker makul bir seviyeye yükselince, taburcu olduk ve fakat 2 gün sonra hastaneye geri döndük. bu kez minik kızım fototerapi ışığının atında 24 saat geçirdi. sarılığı epeyce düşmüş olarak hastaneden çıktığımızda, babamızın bize veda vakti gelmiş, bavulu, bileti hazır yola çıkıyordu. apar topar onu yolcu ettik ve oğlum, minik kızım ve ben evimize geldik. sonraki günlerde gerek kızımın ve benim doğum sonrası kontrollerimiz için, ve gerekse oğlumun gündelik hayat rutininde zaten koşturmak gerektiği için; 12. gün itibariyle 11 kilo vermiş bulunuyorum. 


yorgunum. ev, okul, alışveriş, gaz, caz, naz... hepsi için bir anne olmak zormuş gerçekten. afrikalıların, "bir çocuğu büyütmek için bir köy gerek" lafı çok doğruymuş.
mart sonu gelsin, babamızla kavuşalım, geceleri paylaşalım.. o zamana kadar çocuklarım uslu ve sakin dursunlar, hasta olmasınlar.. hayat kolay olsun lütfen.. evrene olumlu mesaj yollayayım, evren de bana iyi davransın :) şu günler geçip gittiğinde, ileride bunları hoş bir anı olarak sağa sola, eşe dosta anlatayım. havam olsun... yorgunluk gelip geçer diye ekleyeyim, unutayım ne kadar yorulduğumu. çocuklarım mutlu ve sağlıklı olsunlar... 



yorgunum. 

ama mutluyum.
artık kalbim 2 odalı.
ikisi de birbirinden sıcak. ikisi de birbirinden güzel :)

bugünüme çok şükür, ikisi de pırıl pırıl, hayatın gülen yüzleri... şans ve güzellikler hep sizinle olsun. sağlıkla geçsin tüm ömrünüz.