09 Eylül, 2014

kardeş kıskançlığı mı?

İmge şu an 7 aylık, Olgu 32 aylık.
bugüne kadar kardeş kıskançlığı yaşamadık. peki bugüne nasıl geldik? kısa kısa yazmaya çalışacağım.

  • ilk muayenemden itibaren her ay benimle doktorumu ziyaret etti Olgu. henüz 17 aylıktı ama her defasında ona bebeği görmek için geldiğimizi söyledik.
  • ona bebekten söz ederken, her defasında başına "senin" zamirini koyduk, çünkü yaş olarak "benim" yaşındaydı ve bu onu iyi hissettiriyordu. "o, benim kardeşim", "benim bebeğim" diyerek mutlu oluyordu :) tabii bunları demesi, konuşmaya başladığı 21 aya denk geliyor.
  • bebek için, Olgu'nun küçülenlerinden ve oyuncaklarından seçerken, beraber seçtik. "hangisini kardeşe verelim" oynadık. istemediklerini vermedik. ona saygı gösterdik :)
  • kardeşini sevmediğini söylediğinde, "aa ne ayıp, kardeş sevilmez mi", "ama o senin kardeşin" demedik. "olabilir, sevmeyebilirsin. şimdi onunla oynayamadığın için sıkılıyor olabilirsin, büyüdüğünde beraber daha çok vakit geçirebilirsin" dedik.
  • Olgu'ya asla ve kat'i surette, "sen büyüdün, abi oldun" demedik. sadece onu çok sevdiğimiz için ona bir kardeş getirmeye karar verdiğimizi söyledik. 
  • kendisi "büyüdüm, abi oldum" falan dediğinde, "evet sen İmge'nin abisisin" dedik.
  • gözümün önünde ona dokunmasına, yaklaşmasına beraber olmalarına fırsat verdim. zarar verebileceği noktaya kadar hep gözlemledim. baktım ki bir sert hamle gelmek üzere, paniklemeden, konuyu değiştirerek ya yanlarına iliştim, yada Olgu'yu olay mahallinden uzaklaştırdım. bunu yaparken, "İmge'ye vurmayalım, ağlatmayalım" demedim.
  • onu besleme girişiminde bulunduğunda, "İmge daha bebek olduğu için o üzümleri, fındıkları yiyemez, büyüyünce sen öğretirsin" dedim :) bu konu daha sonra ek gıdaya geçişte karşıma geldi tabii; ne zaman İmge'ye birşey versem, "o daha bebek, yiyemez ki" ücmlesiyle karşılaştım )
  • İmge'yi emzirme seanslarında, onun ne yaptığını merak etti doğal olara. ona, bebeklerin bebek sütüne ihtiyaç duyduklarını söyledim. kendisi artık dolabı açacak kadar büyüdüğü için, abi sütü içebilirdi. dolap kapağına, onun boy hizasına hergün 1 küçük kutu pipetli süt bıraktım. ben İmge'yi emzirirken gidip sütünü kendisi alıp geldi ve içti.
  • bebek doğmadan önce, kutularından çıkarttığım ana kucağı, oyun halısı gibi şeyleri uzunca bir süre ortalıkta bıraktım. onlarla oynadı, gözü doydu, gönlü alıştı. bebek gelince o oyuncakalrın ortalıkta olması Olgu'yu rahatsız etmedi. eğer, bekleyip de bebek gelince çıkartsaydım, önce o ilgilenmek isteyecek ve sorun olacaktı.
  • Olgu'ya hiçbir zaman, "sessiz ol, bebek uyuyor" demedim. İmge uyudu, Olgu başında davul çaldı falan.. yaşadık hep bunları. yapabildiğim zamanlarda, onu daha sessiz aktiviteler içine çekmeye çalıştım. puzzle yapmak gibi...
  • eve yada hastaneye bebek görmeye gelen herkes için, önce Olgu'dan söz edip, "bak annecim, seni görmeye gelmişler" dedim. "hadi onları kardeşinle tanıştıralım" dedim. sağolsunlar, kapıdan giren herkes önce Olgu'yu kucakladı. bu da bizi büyük ölçüde rahatlattı.
  • Olgu'yu, kardeşi doğmadan 3 ay önce bir yuvaya verdim. 6 hafta dikkatli bir oryantasyon süreci ile okula adaptasyonunu sağladık. okul idaresi ve öğretmenleri bu konuda çok yardımcı oldu. bebek geldiğinde, Olgu okula gidiyor olduğu için, zor zamanları tek başıma çok daha kolay atlattım ve Olgu bebekten rahatsız olmadı.
  • son olarak, hiçbir zaman birini diğerinden gizli sevmedim :) İmge'yi Olgu'nun yanında, Olgu'yu da İmge'nin yanında, bol bol öptüm, kokladım, gıdıkladım ve oynadım :) biri diğerini kıskanacak şimdi diye düşünmedim.

    kardeş kıskançlığı yaşamadık neticede. vurmalı, kırmalı, canını acıtmalı türden şeyler olmadı. İmge 7 aylık oldu, hala da ikisini aynı odada bırakıp uzaklaşabiliyorum. tabii ki gözlerim üzerinde ama bunu onlara hissetirmeden yapıyorum.
    son durum, salonda yerde 2 tane halı var ve biri İmge'nin. o halının üzerine Olgu arabalarını koymuyor, İmge de Olgu'nun halısına geçince, Olgu bana haber veriyor. burda amaç, İmge minik parçalar yutmasın tabii ama Olgu bundan habersiz :)) herkes halısında mutlu mesut yuvarlanıp oynuyor :D

    bizim evde kardeş kıskançlığı yok derken, arada sırada olan çekişmeleri tanımlamaya çalışırken; geçen günlerden birinde Blogcu Anne'nin konu ile ilgili güzel bir yazısına denk geldim. burdan okuyun lütfen. kıskançlık değilse de o meşhur "kardeş rekabeti" hep olacak :) ben bunlara zaten hazırım...

    mutlaka bişeyleri atlayyıp unuttum, biliyorum ama şimdilik bu kadar.
    sevgiler bizden çok...




1 yorum:

  1. Canım daha önce okumuştum ama tekrar okumanın vakti geldi :)

    YanıtlaSil