12 Ekim, 2015

Hayat zor

Olgu 4 yaşında. İmge 20 aylık.
10 Ekim de Ankara'da yapılan bir mitinge duzenlenen bombalı terör saldırısında 100 kişi öldü. Bugün 12 ekim 2015.
Bu evde 4 yıldır çocukların yanında haber izlenmiyor. Çünkü yürekleri çok büyük,  vicdanlilar ve bizden çok daha fazla iyi niyetliler.
Yaz başından beri ülkemde saat başı biri öldürülüyor.  Bunu izlemek, dinlemek, haberdar olmak, acısını taşımak ve sindirmek çok zor. Artık dislerim acıyor.  Bu haberleri çocukların yanında izlemiyoruz ki dünyaları kirlenmesin.
Hayır, sorularindan korktuğum için değil,  aksine vereceğim cevaplardan korktuğum için. Nasıl anlatırım onun güzel kalbine bunları. 
"İnsan insanı öldürüyor,  insanlar daha iyisine inandıkları için birbirini yokediyor. İlerisi yok bunun, görmüyorlar.  Taş olmuşlar,  birbirlerini yokediyorlar" diyebilir miyim?
"Bunlar şimdi oluyor, sen buyuyunce geçecek" yalanina kimi inandirabilirim.
O kadar güzeller ki çocuklar,  onların dünyasında herkes iyi, herkes süper kahraman, herkes polis ve herkes yarışçı. Bu kadar. Küçük görünüyor değil mi? Aslında çok büyük,  çünkü içi dolu. İçinde sevgi var, katiksiz,  karşılıksız. Art niyetsiz,  ofkesiz. .. duru, gerçek sevgi. Kacinizda var bu saydiklarim? Oysa hepimiz bir çocuk değil miydik başlangıçta?  Ne değişti?  Ne zaman değişti?
İşte bunun farkında olmalı insan önce. 
Sahi ne zaman ogreniyor insan kotu olmayi? Oldürmeye programlı,  gözünü kırpmadan işlenen cinayetleri, tereddütsüz yapılan tecavuzleri, bombaları,  hirsizliklari, yalanı,  uçkağıdı  nasıl anlatayım ben bu 4 yasa?
Nasıl olsa öğrenecekler dünyanın çok pis olduğunu diye düşünerek bosverirsem, o aydınlık dünyalarını karartmaz miyim? Çok gerçekçi olup, bak oğlum,  hayat aslında böyle,  aslında insanlar çok kötü diye başlayıp gerçekçi olsam? Gizleyerek onlara zarar mı veriyorum? Yoksa doğru olan bu mu? Bırakalım,  pembe dünyalarında yasasinlar mi?
Bence yasasinlar. Belki de dünyanın çok kötü bi yer olduğunu asla ogrenmezler.  Belki kendileri gibi mutlu büyümüş çocuklarla karşılaşırlar buyuduklerinde ve belki gerçekten "güzel kalan", "kötülük bilmeyen" bu çocuklar kurtarır dünyayı.
# dunyayi güzellik kurtaracak # demiyor muydu şair. ..

Sen o küçücük sandığın ama aslında çok büyük olan kalbinle,  geçen haftasonu bu bahçede minicik bir tarla faresi gördün Olgu.
"Yaziiiik annecim, ne kadar da guzel" dedin. Gulumsedin.  Biz de sana gulumsedik. Ama hayat öyle değildi.  O farenin gitmesi gerekiyordu. Babanla ben en kolay olacak yöntemi bulmak için biraz kafa patlattik. Çünkü öldürmek hiç bize göre değildi.  Baban klasik bir fare kapanı aldı.  Tutkalli yapışkanlı tuzaklari, uzun süre acı çekmesin diye almadık.  Dayanamazdim.
Sen fare kapanini görünce sordun. "Fare roketi" dedim. Sana gerçeği söyleyemedim affet. Ölümle,  öldürmekle ilgili pek çok gerçeği soyleyemedigim gibi.
"Anne fare bu rokete binip evine mi gidecek?" Dedin, evet dedim. Senin güzel kalbini seveyim 😊 keşke senin kadar iyi olabilseydim. Ertesi sabah erkenden kalkıp bahçeye baktım.  Kapan işini yapmıştı.  Sessizce babanı uyandirdigimda saat sabah 6ydi. Sakince kalktı ve onu ordan alıp kaldırdı.  Sırf siz uyanır uyanmaz gidip camdan bakınca, bahçede bu kötü resmi görmeyin diye. Kaldı ki uyanınca baktiniz,  roket gitmiş dedin. Sevindik beraber, o güzel fare evine gitti sandın.
Biz iyilik mi yaptık kötülük mu bilmiyorum.  Seni uzmeden, incitmeden, hayatın kuralını uygulamak gerekiyordu.  Büyüyüp de bunu okuma şansın olursa, iyi ki böyle yaptınız mı dersin yoksa kızar misin onu bilmiyorum. Düşün ki biz bi fareyi bile olduremiyoruz, dusunurken uykularimiz kaciyor. Bir suru vicdan yapiyoruz, keske kendi cekip gitse, keşke hiç gelmeseydi diyoruz. Senden önce de böyleydi, ama bu bizi vicdanlı yapar mı bilmiyorum çünkü neticede o fare ölüyor. Bu hayat işte.
Yanikisaca bu, aslında içinde iyilik de barındıran kötü bi hikaye. Hayat da böyle.  İçinde iyilikler ve iyiler de olan kötü bir yol. O yolda seni güçlendirecek tek şey vicdanın,  merhametin,  ışıldayan gözlerin .

Bizler iyi insanlar miyiz bilmiyorum, tek bildiğim çocukların çok iyi insanlar oldukları. Bu iyilikle buyuyun, kaybetmeyin. Biz aileniz olarak bu konuda elimizden geleni yapacağız.



Posted via Blogaway


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder