17 Haziran, 2013

#direnkalbim

küçük oğlum,

zamanı geldi büyüdün ve oldu ki bu satırları okuyabildin diyelim, sana bugünlerde neler yaşadığımızı anlatmak isterdim. çok isterdim ama günlerdir kalbim bombalanıyor, nefes alamıyorum sanki. sanki gaz bombaları bizim evimizin içinde, senin çocukluğuna dokunuyor gibi hissediyorum.
oldu ki bu satırları bir digital arşivleme sayesinde edindin; çünkü o zamana kadar blogger, twitter falan kalmamış olabilir, o zaman öğreneceksin ki, çok ama çok büyük bir kalabalık, senin aydınlık geleceğin için direndi bu ülkede günlerce. biber gazıyla ve bombalarla yaşamayı öğrendi, nefesini tuttu ki sen temiz havayı içine çekebilesin.
o kadar kalabalıklar ki, bunları arşivleyebilseydim eğer, hayretle izlerdin bugün olanları.
ama her halükarda, bugünlerde insanların nasıl da "3-5 ağaç için" başlayıp, daha sonra bunu bir nefes gibi içlerinde taşıdıkları bir "özgürlükler mücadelesi"ne dönüştürdüğünü bir gün öğreneceksin biliyorum. o gün geldiğinde, bunları yüzünde bir gülümseme, onur ve gururla taşıyacak bir yeni nesil olabilmeni ümit ediyorum. 
biz bunlardan ders alacağız elbette... bizi besleyen umudu sizin gözlerinizdeki ışıktan aldığımızı asla unutmayacağız. sana söz veriyorum oğlum.
sana anne sözü veriyorum ki, senin ve tüm çocukların umutlarıyla beslenen bu güzel direniş haklı bir neticeye erişecek ve sen çok ama çok aydınlık günler göreceksin. bu ülke, Atatürk'ün izinden giden gençleriyle, şanlı tarihiyle, hiç bir zaman sırtı yere gelmeyecek güzel insanlarla dolu.
sen bütün bunları daha yeşil, daha özgür, daha aydınlık bir ülkede yaşa diye tüm bu mücadele.
bunu tarihine not düşüyorum, ki günü geldiğinde öğren diye.
seni seviyorum küçük oğlum, gözlerindeki ışık hiç kaybolmasın senin.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder