08 Şubat, 2012

yeni hayat

bir kadın, karnındaki bebeğin varlığından haberdar olduğu andan itibaren anne olurmuş. öyleyse ben teoride geçtiğimiz nisan ayından beri anneyim ama pratiğe geçeli 49 gün oluyor.
bu 49 günde 34 yıllık hayatıma dair birçok şey değişti. mesela asla salonda, tv karşısında, koltukta uyuyamazdım ben, artık uyuyorum. hem nasıl uyumak, derin derin, mışıl mışıl... tabii sözünü ettiğim bu uyku, akşam eşim evde olup da bebişle ilgileniyorken uyuduğum uyku ya da bebiş uyuyorken. hal böyle olunca jr. uyanınca onunla ilgilenirken süpersonik oluyorum.
asla evim dağınık olmaz, kahvaltı masası uzunca süre beklemezdi masada. artık bekliyor. çünkü jr. acıktığı zaman dünya duruyor. karnı doyunca hayat kaldığı yerden devam ediyor. bunlar küçük örnekler ama ben bu değişimlerden çok memnunum. yeni bir hayatı yaşıyorum.
sadece bende değil tabii ki, evimizde de bir çok şey değişti.daha jr. doğmadan evvel başlamıştı aslında ama elbette şimdi daha yoğun olarak; banyoda, mutfakta, salonda, yatakodasında yani kısaca evin bilumum odalarında jr.ın izini taşıyan, ona ait eşyalar var. evin her yanına dağılmış bu eşyalar ve ona ait büyülü koku,evimize yeni yerleşen minik hayatın havasını her an solumamıza neden oluyor. 
değişenler bunlarla sınırlı değil elbette. yepyeni bir hayat başlıyor. kendisine ait müthiş bir değişimin, dönüşümün, öğrenmenin yani yolun başındaki  jr. bugün itibariyle 49 gün devirdi hayatında ve bu minik adam artık bize gülümsüyor. ellerini keşfedeli 2 gün oluyor, herşey taptaze, herşey yeni. hayatın sıfırıncı kilometresi. o kadar güzel, o kadar büyülü ki, insanın bunu sarıp sarıp baştan izleyesi geliyor.
tıpkı hamileliğimdeki gibi, hiçbir geçen günün tekrarı yok, her gün kendine özel, kendince keyifli ve büyülü. her anı özel, uykusu, banyosu, ağlaması, dönüp bakması, bakıp gülmesi :) ve şimdi bir de elleriyle dokunuyor olması...

yani bu değişiklikler güzel mi değil mi sorusu sorulmaz bile bence, "güzel" cevabı o boşluğu doldurmaya yetmez çünkü. insanın hayatında yeralan bir milattan haberdar olması, herşeyini o küçük patrona göre uygulamaya çalışması içten içe keyif veriyor insana. hiç yoktan varolup gelip de kalbinizdeki en büyük alana yerleşiyor ve sizi kendine aşık ediyor.
o hem kalbinizde hem de kendi hayatında günbegün büyürken size de oturup bunun tadını çıkarmak kalıyor. hergün şükranla tekrarlıyorum; hoşgeldin oğlum, iyi ki geldin :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder