22 Nisan, 2014

bez devri kapandı - son

bu hafta "paskalya bayramı" sebebiyle okul tatil. Olgu evde... hayat pek renkli, cümbüşlü.. yoksa size bu yazıyı daha erken yazacaktım ama fırsat olmadı. aşağıdaki yazıyı okumaya başlamadan önce, içerikteki; sıkça kullandığım "çiş, kaka, pırt" kalabalığından dolayı çok özür dilerim :)) 

başlıyoruz;

evet bizim evde tek bezli bebek İmge artık... açıkçası ilk yazı başlığına "vol.1" diye eklerken, bu işin uzun süreceğini sanmıştım. pek çok web sayfasında, anne bebek blogunda veya bebekle ilgili web sayfalarında okuduklarımdan yola çıkarak, vol.2, vol.3... diye devam edeceğimizi sanmıştım. yanılmışım... Olgu beni yanıltmayı yine başardı :)
o en çok korktuğum "tuvalet eğitimi" konusunu başladığı hızla bitirdi...
gelelim özete;



size şu linkte konuyla ilgili ilk yazıyı yazdığım 14 Nisan tarihinden sonraki gün; bir bezli bir külotlu hayatımıza son vererek, bezlerimizi törenle İmge'ye verdik. ne de olsa bu evin bebeği oydu ve "abi"ler bez takmaz, "külot giyer"di... "bezleri bebek taksın" dedi :) tamam dedik... 

ilk gün kaka dahil hiç kaçağımız olmadı. ben en çok bu kakadan korkuyorum ama merak etmeyin, ilk yazıda yazdığım kaka kaçağı ilk ve son oldu. gece de dahil olmak üzere altını ıslatmadı. gece 1 kez anne tarafından çişe kaldırıldı. 

ikinci gün; bütün çişler külota yapıldı. eyvah dedim hem de ne eyvah... bezlere bi gitti geldi aklım... hayır dedim, bu iş artık bitecek, bu konu kapanacak... gece iki kez çişe kaldırdım. geceyi kurtardık en azından :)

üçüncü gün; bizim en maceralı günümüz ikinci gün oldu. külotlar o günden sonra ıslanmadı. yalnız öğlen uykusu ve gece uykusu ıslak geçti :/ gece ıslak olarak uyandırdığımda, mutlaka tuvalete götürdüm ve üstünü öyle değiştirdim...

dördüncü gün;  mutlu son... bundan sonra "4" benim uğurlu sayım :) o günden bu yana kaçak yok. bazen kendini çok kaptırınca azıcık küloda kaçırıyor olsa da o ıslaklığı farkedince hemen koşup geliyor, tuvalete gidiyoruz. azıcık diyorsam, gerçekten azıcık. 2-3 damlacık kadar :))

sonrası yazmaya değmez.. sonrası artık sanki yıllardır bez takmıyormuş gibi :)
geceleri elbette bir kez çiş mesaisi yapıyorum. uyandırıp tuvalete kaldırıyorum. sonra uykuya devam.. unutmadan söyleyeyim, geceleri mothercare'den aldığım alıştırma külotlarını "uyku külodu" adıyla giyiyoruz. bunlar, ıslaklığı sızdırıyor evet ama üstü başı ıslanacak kadar. yani pedler, sızdırmaz çarşaflar serecek kadar yatak döşek ıslanmıyor... bu da zaten çocuğu rahatsız etmeye yetiyor. ve bence bu kadar ıslaklık gerekli. diğer türlüsünün bezden farkı olmazdı bence...


sonuç; biz bu konuyu kapattık :) darısı başınıza...

bu arada kısacık da olsa "lazımlık mı tuvalet mi" konusunu da yazmak istiyorum.


biz başlangıç için lazımlık kullandık. sözünden hiç çıkmadığım, sevgili doktorumuz Gülsüm Atay'ın tavsiyesi bu yöndeydi. bazı bloglarda okuduğum, lazımlığı "oynadığı odaya koyun", "yatak odasında dursun" falan gibi cümleler bize sökmedi. bir kez odasına götürme gibi bi gaflette bulundum ki; "tuvalet burda durmaaaz" diyerek bir koşu banyoya taşıyıverdi bizim akıllı ve düzenli bıdık :)

ayın 20sine kadar lazımlık kullanan bıdığı, dünden önceki gün tuvalet adaptörüne transfer ettim. ona yüksekçe bir tabure aldım. kendi inip çıkıyor, sifona kendi basıyor... keyifli :) 
sanırım bu iş, bir 2 sene kadar gündemimizden çıktı. evde bir tek İmge için bez bulunduracağım. dışarı çıkarken kullandığım bebek çantasında da öyle... çantama bir de boş pet şişe attım :) dışarıda ne olur ne olmaz diyerek... ancak geçen gece dışardayken, "anne çişimi yaptım" dediğinde, koşa koşa gittiğimiz tuvalette, aslında yapmamış olduğunu görüp mutlu olan ben, alelacele klozete tutuverdim ve o da hiç korkup çekinmeden yapıverdi çişini. benim oğlumda özgüven ve anneye babaya olan güven tavan yapmış durumda, ben bütün bu cesareti ona bağlıyorum :) kocaman aferin benim oğluma...

ve evet sonuç, çocuğunun çişi ve kakası hakkında keyifle yazı yazabilen kişiye "anne" denir ... annesini hiç üzmeyen, mutlu ve cesur çocuğa da "akıllı bıdık" denir :)

bu konu da burda kapanır...
sevgiler çok.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder